Her türlü kurs, eğitim ile ilgili güncel haber, bildirim ve faydalı bilgileri bu bölümde sizlerle paylaşmak istiyoruz. Ancak aklınıza takılan ve burada bulamadığınız her türlü sorunuz için lütfen iletişim formu veya telefonlarımız üzerinden bizimle irtibata geçmekten çekinmeyiniz.
Sevgili meslektaşlarım,
İngilizce bilmek başka bir şey; sınav çözmek başka; Ne demek istiyorum?
Ösym tarafından yıllardır uygulanan dil sınavları konusunda efsaneyi duymuşsunuzdur. Native bir kişi girdi ama sınavdan 70 aldı. Bu her ne kadar anlamsız gibi görünse de aslında sınav gerçeğinin net bir açıklamasıdır. Ana dilimizi edindiğimiz için akıcı konuşuruz, kuralları içselleştiririz, "sorunsuz" bir şekilde kullanabiliriz ancak buradaki "sorunsuz" ifadesi "kendimizi ifade edecek kadar" kriteridir. Ana dilimiz olan Türkçeyi konuşurken herkesin eşit şekilde bildiğini iddia etmek veya herkesin tam kurallı bir şekilde konuştuğunuz varsaymak pek de mantıklı olmayacaktır. İşte tam bu sebeple dil bilmek ile, sınavda belirli bir performans sergilemek aynı şeyler değildir.
Bazen sizlerden şöyle söylemler duyuyorum, Ben zaten ingilizce öğretmeniyim, sınavı yaparım. Aslında bu söylem sınav gerçeğinden uzak olduğunuzu gösteriyor. Sınav tecrübesi salt bilgiye dayalı bir tecrübe değildir. 180 dakika boyunca konsantrasyonunu iyi seviyede tutabilmek de, sorulardaki soruluş mantığını kavrayabilmek de, sınavda yanlışın doğruyu götürmeyeceğini bilmek de bilgi kadar önemlidir. Peki ingilizcesi sadece iyi diye bir kişinin koşulsuz başarı göstermesi mümkün müdür? Hayır. Peki ne yapmalı?
Öncelikle seviyenizi iyi tespit etmelisiniz. Bana fikir almak için yazanlara hep aynı soruyu soruyorum. Ne durumdasın? Bugün sınava girsen kaç alırsın? Kaç aldın daha önce? Ama bu tek başına yeterli değil, sınavda yanlış doğruyu götürmediği için sizin seviyenizi net olarak ölçmeniz mümkün değil. 10 tane soruyu iki seçenek arasında kalıp, zaten yanlış doğruyu götürmüyor muhtemelen cevap budur diyerek işaretlersiniz ve doğru çıksa puanınız 12.5 puan sapar. Bu durumda seviyeniz 82.5 değil 70 olur ki bu da çok şeyi değiştirir.
Peki hocam ne yapacağım?
1. Cümle tamamlama sorusuna baktın, sorunun ne istediğini anlayabiliyor musun? Buradaki bağlaçların kullanım özelliklerini veya ana cümlesinde ne ister, ne olursa bunu seçerim gibi soruların yanıtlarını verebiliyor musun?
2. Tense sorusu çözerken, evet bu "-ing" şu konuyla alakalı, bu "to" yapısını şundan dolayı seçerim, şu olsaydı bu olurdu gibi soruların yanıtlarını verebiliyor musun?
3. Paragraf sorularında yanlış yaptığın seçeneği gördüğünde paragrafta evet burada vermiş aslında, bunu görememişim, şu hataya düşmüşüm diyebiliyor musun? Yada bir paragrafı yapıyorum ama bazısında 2 veya 3 yanlış yapıyorum mu diyorsun?
4. Phrasal verb ve kelime sorularını görünce bildiklerimden gelirse yaparım mı diyorsun yoksa benim hazırlığım tam olabilecek kelimeleri ezberledim mi diyorsun?
5. Restatement sorularında soru kökünü okuduktan sonra soru kökünü çeviremezsen soruyu çözmekte zorlanıyor musun?
Bakın bunların her birisi önemli bir gösterge. Konusu ilgi çekici olan bir paragrafın sorularını keyifle çözersin, mesele konusu ilgi çekici olmayanın sorularında da iyi bir başarı göstermek. Bildiğin kelimelerden gelen soruları yaparsın zaten, mesele kelime becerini yukarı seviyeye çıkarıp işini şansa bırakmamak. Mesele "to"-lu veya "-ing"-li yapıları gördüğünde kafanda net bir resim oluşması. Mesele cümle tamamlama sorusu veya paragraf tamamlama sorusu çözerken aradığın ne olduğunu tespit edip soru kökünde doğrudan o yanıtı bulmaya çalışmak.
Ez cümle, mesele bol okuma yapmak, bol kelime ezberlemek, bol soru çözmek. Mesele sadece bilginize güvenerek değil bilgiyi farklı çalışmalarla, bol soruyla ama özellikle yanlışlarınızı irdeleyerek sınava hazırlanmak. Tüm rakiplerinizin de ingilizce öğretmeni olduğunu, puanınızı alabileceğinizin en yükseğine çıkarmaya çalışarak hazırlanmanız gerektiğini hatta mart sınavında istediği puanı alanların Ags için çok fazla zamanının kalacağını unutmayın. Masanın başına disiplinli bir şekilde oturun, planlamanızı yapın ama mutlaka çalışın. Bugün erken, yarın çok geç.